BÜYÜKEKŞİ "2017'YE BÜYÜK HEDEFLERLE GİRMEYE, KAYIPLARI TELAFİ ETMEYE KARARLIYIZ"

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türk Ticaret Merkezleri ile ihracat atılımının gerçekleştirileceğini vurgulayarak, ilk merkezi İran'da açacaklarını söyledi. İhracatçılar şimdiden 2017 yılına odaklanmış durumda.

Türkiye ihracatçılar Meclisi (TİM), mevcut pazarların geliştirilmesi ve alternatif pazar arayışları kapsamında Ticaret Heyetleri ve VIP Alım Heyetleri düzenlemeye devam ediyor. Tıkanan pazarlara yeniden açılmayı ve pürüzlerle karşılaşılan ülkeler ile sorunları en aza indirerek ihracatı artırmayı hedeflediklerini söyleyen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "2017'ye büyük hedeflerle girmeye ve kayıpları telafi etmeye kararlıyız” dedi.

Türkiye'ye dört saatlik uçuş mesafesindeki 56 ülkede 1.5 milyar nüfus ve 10 trilyon dolarlık dış ticaret hacmine sahip bir piyasa olduğunu belirten Büyükekşi, “Ülkemizin coğrafi özelliklerini avantaja dönüştürmek için ihracatçılar olarak çalışıyoruz. İhracat seferberliğimiz kapsamında önümüzdeki dönem özellikle ABD, Kanada, Çin, Rusya, İran ve Afrika ile Güney Amerika kıta ülkelerine yoğunlaşmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

TİM Başkanı Büyükekşi, 2023 yılında ihracatın 500 milyar dolara çıkarılarak, dünya ticaretinden alınan payın yüzde 1.5'e yükseltilmesinin hedeflendiğini ifade ederek, bu hedefi gerçekleştirmek için de ihracatçılar olarak yoğunlaşılması gereken 4 ana bileşen belirlediklerini söyledi. Dünya devleri ile rekabet edebilir hale gelmek için Ar- Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini anlatan Büyükekşi, öte yandan ağustos ayında birçok kanım ve teşvik paketi açıklandığını aktardı. Büyükekşi, "İhracatçılarımızı özellikle ilgilendiren “Yeşil Pasaport”. TİM tarafından hükümetimize sunduğumuz önerilerin başında yer alıyordu. Ayrıca, ülkemizde yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik olarak da kapsamlı bir kanun çıkarıldı” diye konuştu. Büyükekşi, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi, harcamalarda vergi istisnası ve bu alanlarda çalışacak personel desteği ile ilgili de düzenlemeler yapıldığını bildirdi. Bu gelişmelerin yanından, vergi borcu yapılandırmasının yasalaşması ve Türkiye Varlık Fonu'nun kurulmasına ilişkin kanunun da çıkarılması ile birlikte ihracatta kalıcı ve sürekli artış yakalanmasının hedeflendiğini vurgulayan Büyükekşi, ihracat niteliğini yükseltecek yeni öneriler üzerinde de büyük titizlikle çalıştıklarını söyledi.

Farklı ülkelere Türkiye Ticaret Merkezi açacağız

Büyükekşi 15 Temmuz'da yaşanan terörist girişimin dış dünyadaki Türkiye algısına muhtemel olumsuz etkilerini yok etmek amacıyla çalışmalar yaptıklarını aktararak, muhatap ülkelerin hükümetleri, iş çevreleri ve basın kuruluşlarına mevcut ticari ve ekonomik duruma ilişkin gerekli mesajları vermeye devam ettiklerini söyledi. Bu kapsamda, Türkiye'deki yabancı misyonlara, yurtdışında bağlantılı oldukları sivil toplum kuruluşlarına, uluslararası basın kuruluşlarına, yatırım bankalarına, kredi derecelendirme kuruluşlarına ve ihracatçılar aracılığı Türkiye'den ürün ithal eden herkese Türkiye ekonomisinin tüm kuramları ile her zaman olduğundan daha etkili bir şekilde çalışmaya devam ettiğini izah eden farklı mektuplar gönderdiklerini söyleyen Büyükekşi, bu mektuplara çok sayıda olumlu dönüş aldıklarının bilgisini verdi. 15 Temmuz sonrasında gerek Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli tanıtmak gerekse ülkelerarası işbirliği fırsatlarının hayata geçirilmesi amacıyla Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin başkanlığında sivil toplum kuruluşları, Türk iş insanları ve milletvekillerinden oluşan heyetlerle Danimarka, Hollanda ve İtalya'ya; Kalkınma Bakanı başkanlığında da Polonya ve Romanya'ya ziyaretlerde bulunduklarını söyleyen Büyükekşi, bakanlığın katkılarıyla ülke imajını doğru yansıtmak adına başlattıkları Türkiye Ticaret Merkezleri (TTM) projesi için çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Büyükekşi, TTM'lerin ilkini yakın zamanda İran'da açacaklarını ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Büyükekşi, önümüzdeki önemde TTM açılması planlanan diğer ülkelerin ise Dubai İngiltere, Almanya, Japonya, Kenya ve Rusya Federasyonu olduğunu vurguladı.

Rusya ile dış ticaret hedefi 100 milyar dolar

Rusya ve İsrail ile ilişkilerin ihracata yansımalarını değerlendiren Büyükekşi. Rusya ile yapılan ihracatın Kasım 2015'te yaşanan hadiselerden önce de, Rusya'nın ekonomisinde yaşanan küçülme sebebiyle gerilediğini, uçak krizi sonrasında da bu düşüşün boyutunda artış yaşandığını söyledi. Büyükekşi, 2016'nın ilk 7 ayında yüzde 60'a yakın gerileme yaşanmasının ardından 9 Ağustos'ta başlayan iyileşme sürecine rağmen, 2016'da dış ticarette eski seviyelerin yakalanmasını beklemenin gerçekçi olmayacağını vurguladı.

Büyükekşi, ihracatçılar olarak 2017'ye büyük hedeflerle girmeye ve kayıpları telafi etmeye kararlı olduklarım belirterek; "Önümüzdeki dönemde Rusya ile karşılıklı olarak belirlediğimiz 100 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşmak için çalışmalarımızı tüm hızıyla sürdüreceğiz" dedi. Yine İsrail ile yapılan anlaşma çerçevesinde ilişkilerin normale dönmesiyle birlikte İsrail pazarında gelişme kaydedeceklerine inandıklarını söyleyen Büyükekşi, ihracatta 2016 yılının ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 11 artış yakalandığını ve iki ülke arasındaki mevcut serbest ticaret anlaşmasının da katkılarıyla Türkiye lehine devam eden dış ticaret seyrinin daha güçlü bir artış trendiyle devam edeceğini öngördüklerini söyledi.

Yatırımların önünü açmak için faiz indirimleri kaçınılmaz

Türkiye ihracatçılar Meclisi olarak. Merkez Bankası'nın faiz indirim kararını ve zorunlu karşılıklarda yaptığı indirimi ihracatçılar adına olumlu karşıladıklarım söyleyen Büyükekşi, bu kararların yatırımlara ve üretime yansıması için piyasa faiz oranlarının da daha düşük seviyelere gerilemesini beklediklerini aktardı. Milli gelirleri toplamı 24 trilyon dolar olan çok sayıda pazara erişim imkanına sahip olan Türkiye'nin potansiyelinin keşfedilmesi ve hem ulusal hem de uluslararası yatırımcılara doğru sinyallerin verilmesi için bu tür kararların gerekli olduğuna inandıklarını bildiren Büyükekşi, “İhracatçılarımızın önündeki engellerin bir bir ortadan kaldırıldığı, yatırım ve istihdam alanında cömert teşviklerin geldiği, ihracatçılarımızın farkındalıklarının ve motivasyonlarının yüksek olduğu şu dönemde yatırımların önünü açmak için faiz indirimlerinin kaçınılmaz olduğu kanaatindeyim” diye konuştu. Büyükekşi, OECD Doğrudan Yabancı Yatırımlar Düzenlemeleri Kısıtlayıcılık Endeksi'ne göre, 1997 yılından bu yana doğrudan yabancı yatırım üzerindeki kısıtlamalar açısından Türkiye'nin, OECD üyesi ülkeler arasında ikinci en büyük reformcu ülke olarak yer aldığım da vurgulayarak, "Yakalanan istikrarlı ekonomik büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve küresel rekabet edebilirliği artırmak için bu tür iyileştirmeleri elzem görüyoruz” dedi.

İhracatta miktar bazında artış var

Dünya ticaretinde 2015 yılında yaşanan daralmanın bu yıl da devam ettiğini kaydeden Büyükekşi, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki değer kaybının tüm küresel ticareti etkilediğini belirtti. Büyükekşi, en büyük ekonomilerin dış ticaretinde dahi gözle görülür bir gerileme olduğunu söyleyerek; ”DTÖ tarafından açıklanan en son verilere göre İngiltere'nin ihracatında yüzde 11, Çin'de yüzde 8, ABD'de yüzde 6. Güney Kore'de yüzde 10, Hindistan'da ise yüzde 5 düşüş var” dedi. Yaşanan bu olumsuz gelişmelere rağmen, Türkiye'nin diğer ülkelere kıyasla olumlu bir performans ortaya koyduğunu bildiren Büyükekşi, ihracatın fiyatlardan ötürü değer olarak azalmasına rağmen, hem miktar bazında hem de dünya ticaretinden aldığı pay bazında arttığını aktardı. Dünya ticaretinden alınan payın son olarak yüzde 0.89'a ulaştığına dikkat çeken Büyükekşi, “Bunun yanında, gelişmiş ekonomilerin ithalatlarından aldığımız pay da artmaya devam ediyor. Örneğin AB ithalatından aldığımız pay yüzde 1.27'ye ulaştı. 2015 yılında ise bu rakam 1.21 idi” diye konuştu.

PAYLAŞ